Devam eden sınavlarımdan dolayı ve diğer projelerle uğraşmaktan siteye gün be gün bakamaz oldum.Geçenlerde sınavına girdiğim Karşılaştırmalı İktisadi Sistemler dersinden sınavımızda da çıkabilecek olan Liberal Kapitalizm konusunun temellerini atan Dr Quesnay ve bu konuyla ilgili ders notumu sizlerle paylaşayım istedim…
Ders notu Prof. Dr. Bünyamin Duran ‘ın ders notlarıdır.
Liberal kapitalizmin ilk temsilcisi Dr Quesnay idi. O bir fizikçi olmasına, kan dolaşımı ile ilgili araştırmalar yapmasına rağmen daha fazla tarım ve tarım politikalarıyla ilgilenmiştir. Çünkü kendisi saray çevresinde bulunduğu için gelir durumu iyiydi ve önemli bir toprak parçası edinmişti. O tarımsal teknoloji ve tarım politikaları hatta tarım devrimi için yazı yazmaya başladı. Bu alandaki onun en ciddi çalışması Ekonomik Tablo’sudur (1758). O Ekonomik Tablo’da insan vücudundaki kan dolaşımına benzer şekilde sınıflar arasında servet dolaşımını anlatır.
Onun iktisadi düşünceye en önemli katkısı a-toplumu verimlilik açısından sınıflara ayırması, artı değer üretme bakımından toprak dolaysıyla tarıma aşırı vurgu yapmasıdır. Verimli sınıf birinci olarak tarım işçileri ve buna ilave olarak toprak sahipleridir. Toprak sahipleri toprağın verimini arttırmak üzere çaba sarf etmelerinden dolayı verimli addedilmişlerdir. Toprak işçileri asgari düzeyde ücret alma eğiliminde olunca net hasıla toprak kirası olarak toprak sahiplerine gidecektir. Bu nedenle tüm vergiler toprak sahipleri tarafından ödenmeli, diğer tüm vergiler iptal edilmelidir.
Liberal kapitalizmin savunucu eliti ile aristokratlar arasında derin bir çelişki ve çatışma vardır. Kendisi de bir burjuva olan Dr. Quesnay tezini aristokratların gücünü nasıl azaltılabilirim düşüncesi üzerine kurar. Aslında tezinde henüz burjuva ya da kapitalist sınıf yer almamaktadır. Tüm oklar aristokrat sınıfın gücüne yönelir. Toprak kirası olarak net hasılaya toprak sahiplerinin el koymasını kabullenemez. Bu rantın vergi olarak toprak sahiplerinden geri alınmasını önerir.
Dr. Quesnay Ekonomik Tablo adı altında oldukça basit bir model geliştirir. Üretilen ürünün çeşitli sınıflar arasında nasıl dağıldığını izah etmeye çalışır. Toprak işçilerinin toprağı toprak sahiplerinden kiraladıkları, toprak üzerine yatırım yaparak, emek sarf ederek üretim yaptıkları ve sonunda da bu ürünü çeşitli sınıflara nasıl taksim ettiklerini anlatır. Toprak işçileri ürettikleri ürünün belli bir kısmını yeniden üretim için ayırmakta geri kalan ürünün bir kısmını kira olarak toprak sahiplerine, diğer kısmını da kısır sınıf olan zanaatkârlara mamul madde satın almak üzere vermektedirler. Toprak sahipleri elde ettikleri kiranın bir kısmını gıda maddesi almak üzere geri toprak işçilerine; geri kalanını da mamul madde satın almak için zanaatkârlara verirler sonunda ellerinde hiç gelir kalmaz. Zanaatkârlar ise toprak işçileri ve toprak sahiplerinden aldıkları gelirin tamamını gıda maddesi ve hammadde satın almak için toprak işçilerine verir. Böylece net hâsıla toprak işçilerine dönmüş olur. Bu akımı bir örnekle anlatır:
Tarımda 1 yılda meydana getirilen net hasılanın değerinin 5 milyar lira olduğunu varsayalım. Toprak işçileri bunun 2 milyarını yeniden üretim amacıyla tohumluk, gübre ve yem gibi giderlerine ayırırlar. 1 milyarını zanaatkârlardan mamul madde satın alımı için harcarlar. 2 milyarı toprak sahiplerine kira olarak öderler. Toprak sahipleri kira olarak aldıkları 2 milyarın 1 milyarını gıda maddesi satın almak için toprak işçilerine; 1 milyarını ise mamul madde alımı için zanaatkârlara harcarlar. Toprak sahiplerinden ve çiftçilerden 1 er milyar alan zanaatkâr ise bunu gıda maddesi ve hammadde alımı için toprak işçilerine harcar. Yani 2 milyar çiftçiye dönmüş olur. Sonuç olarak çiftçinin eline devresel akım sonucu, zanaatkâr ve toprak sahipleri dolayısıyla tekrar 3 milyar geçmektedir. Yani bu iki kesim hiçbir değer yaratmadan gelirlerini harcamışlardır.
Quesnay’ın Ekonomik Tablosu, ekonomik olayları gösteren bir ilk şema olması açısından önemli ama son derece basit ve yetersizliklerle doludur. Bu yetersizlikleri şöyle sıralamak mümkündür: şema dinamik değil statiktir. Yani sadece net hasılanın belli kesimler arasında dolanımını vermekte; hangi durumlarda ekonominin genel trendi nasıl etkilenir konusuna girmemektedir. Mesela sabit sermaye yatırımlarının arttırılması durumunda tarımın bundan zaman içinde nasıl etkileneceğini ele almamaktadır. Modelin başka bir eksikliği net hasılayı sadece toprakta görmesidir. Quesnay sadece rakamlara ve sayıya bakmakta, ürünün katma değerini dikkate almamaktadır. Oysa rakamı az ya da miktarı az da olsa bazı sanayi ürünleri değer olarak tonlarca tarım ürünlerini karşılar. Keza düşünür uzun dönemde tarım ürünlerinin talebinin gelir esnekliği ile sanayi ürünlerinin talebinin gelir esnekliğinin hangi şiddette ve yönde olacağını henüz kavrayamamıştır. Oysa daha sonraki araştırmalardan ortaya çıkmıştır ki, gelir artışından tarım ürünlerine olan talep artışı diğer sanayi ve lüks ürünlere göre daha az oranda etkilenmektedir. Yani tarım ürünlerinin talebinin gelir esnekliği birimden küçük olmaktadır. Aynı şekilde düşünürün verimli sınıf olarak sadece çiftçiyi görmesi de gerçekçi değildir. Hangi sınıfın verimli hangisinin verimsiz olması onların ürettiği katma değerle belirlenir.
Bütün bu yetersizliklerine rağmen Dr. Quesnay’ın modeli bir başlangıç olması nedeniyle önemli olarak görülebilir.Devlet müdahalesine karşı Quesnay ’ın genel yaklaşımlarından da anlaşılacağı üzere Fizyokratlar ekonomiye her türlü devlet müdahalesine karşı çıkmaktadırlar. Onlara göre insanlar için en iyi yöntem keyfi olmayan yöntemdir. Yani insanları serbest bırakan yöntemdir. Buna göre üretim devlet müdahalesinden arındırılarak yapılmalıdır. Çiftçilerin serbestçe kendi üretimlerini organize etmeleri gerektiği gibi bu ürünlerin serbestçe pazarlanması, yani ticaretinin de serbest olması gerekir. Yani en azından tarım ürünlerinde ‘bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler’ söz konusu olmaktadır.
Quesnay’ın teorisini a-statik olmasından dolayı, b- tüm vergilerin kaldırılıp sadece toprak sahiplerinden vergi alınmasını öngörmesinden dolayı, c-toplumu verimli-verimsiz bölümlere ayırmasından dolayı d- net hasılayı sadece toprağın ürettiğini öngörmesinden dolayı eleştirilmektedir.