Geçen haftalarda İstanbul ‘a çok sevdiğim birkaç arkadaşımın yanına gitmiştim.1 hafta kadar kaldım.Oraya gittiğim nedense sabah saat 7 olmasına rağmen uykum gelmemişti ve ilk gün o yorgunluğunu yoksayarak birşeyler yapalım dedik.Tabi hemen bilgisayarı televizyona bağlayalım falan derken birde ne göreyim beni HEROES etkisinde bırakabilen bir dizi daha !
Neyse efendim orada her gün bir ya da birkaç bölüm izledik derken tekrar evime döndüm ve; “Şu diziye devam edeyim” diye düşündüm.Hemen hemen bir ya da bir buçuk hafta gibi bir sürede Fringe 1. sezonu izlemeyi bitirdim ve dün gece de Fringe 2. sezonuna başladım.Hızımı kesemeyip ard arda 2 bölüm izledim ve bunu normalde pek yapmıyordum.
Fringe hakkındaki yorumum ise şöyle;
Öncelikle tekrar söylemek istediğim şey, dizi sizi kendine kaptırıyor ve bölümün nasıl bittiğini bazen hiç anlayamıyorsunuz.Ben şu anda 2. sezonda 4. bölüme geçtim ve dizinin ilk sezon sonundaki düşüncem ve birazda kuşkulu bakışım giderek HEROES ‘e benziyor olması.
Dizide her bölüm bir olay üzerine gidiliyor ve her başlangıçta size birşeyleri hatırlatıyor birkaç dakika geçtikten sonra da bölüm başlamış oluyor.Dizideki olay Amerika ‘da ki FBI servisinin anladığım kadarıyla bir alt departmanı olan ve adına Fringe denilen, normal FBI ‘in incelediği suçlardan biraz daha farklı şeylere bakıyorlar.
Açık söylemek gerekirse en çok duyduğum dizilerden birisi olan Fringe hakkında izlemeden önce ne bir araştırma ne de çevremden bir yorum aldım.Tek duyduğum şey bu diziyi seviyor ve izliyor olduklarıydı.Fringe, sizlere marjinal gelebilecek olayları işliyor olmasıyla izlenmeden çok şey anlatabilmekte mümkün değil gibi
Bence bu diziyi izlemiyorsanız hemen başlamalısınız.Hatta bu diziyi izliyor ve şu an yazıyı okuyorsanız dizi ile ilgili yorumlarınızı kesinlikle bekliyor olacağım.
Özellikle 2.Sezonda paralel evren konularına girip, sıradanlıktan çıkmasıyla insanı bağlamayı başarabilen ender dizilerden bir tanesi.