Sınavlar biter baba gider

Sonunda bugün sınavlar bitti :) Birde şu direksiyon eğitimleri ve sonunda direksiyon sınavını olsaydım ehliyeti cebe atıp gezmesi daha iyi olacaktı.Sınavlarda hocaların ters köşeye yatırması her ne kadar beni yıksa dahi umutlarımı yitirmiş değilim henüz.
Bir hafta kadar tatil yapma fırsatım olacak diye umuyorum :)
Yazmadığım süre boyunca ya sosyal ağlarda yada ders çalışıyor idim bıktım ulennnnnnnn !  :|

29 July 2010
Okunma
bosluk

Yine Sınavlar

Etiketler:

Bir süredir yine kabuğuma çekilmişlik söz konusu.Devam etmiyor değilde :)   Yine sınavlara gireceğim hafta sonuda direksiyon sınavım var aynayı düzelt , emniyet kemerini tak vs vs trafik canavarı olarak yollara çıkmam gerekiyor benim :D Şu sınavlarda kafa dağıtmam lazım benim sınav sonrası nasıl olsa dağıtacağımda.Yeni ve biraz gizlemek istediğim proje hakkında çalışmaya çalışmak ise ayrı bir yoruyor beni..
Bu arada millet yine tatilde , tatil yollarında dikkat edin acele işe şeytan karışır diyorlar (:

23 July 2010
Okunma
bosluk

18 Temmuz

1 haftalık aradan sonra merhabalar.Yazmadığım süre içerisinde açıkçası bloga girip çıktım ama canım hiçbirşey yazmak istemiyordu.Peki neden şimdi yazdım ? (: Canım yazmak istedi yine öylesine…
Sıcaktan adamın canı hiçbirşey yapmak istemiyor artı olarak eğitimlerde devam edince çekilmez hal büyüyor.HEROES dizisinin 3. sezonunu da 2 gece içinde bitirince boşluğa düştüm şimdilerde.Yakın çevrem destek sağlamaya çalışıyor sanki ama onlarda ne yapacaklarını bilmiyorlar gibi…

18 July 2010
Okunma
bosluk

Bugün 11 Temmuz

Etiketler:

4 günlük aradan sonra merhaba.Sıcaktan pişiyorum sanırım yeni fikir olarak buzdolabında barınacağım :) Hemen bunu belirtmiş olayım.Farklı ve yeni projeler beynimde dolaşıp duruyor yine.Fakat bunları şu anda tam oturtabilmiş değilim.Bu doğrultuda sanırım rahat bi kafamın olması gerekiyor.Yakın çevremin desteği bu konuda biraz daha artmalı duyun sesimi :D Umarım işleyişlerde sorun olmaz ve yeni projelerimi hayata geçirebilirim…

11 July 2010
Okunma
bosluk

Bugün 7 Temmuz

Etiketler: ,

Merhabalar (: kişisel olan ama pek kişisel olamayan blogumda kısa bir günlük yazayım hemencik :)
Efendim birkaç gündür sıcaktan bayılacağım diye korkuyorum 40 derece sıcaklık ve üstüne nem de olunca yaşanılmaz bir hal alıyor burası(Burası neresi :D ).
Yine bu birkaç gün içinde moralim nedense işlerim yolunda gidiyormuş gibi iyi (:
Geçenlerde yine Ömer Ekinci ‘nin bi yazısını okudum sağolsun anlat yine birşeyler.Bu arada blogun Facebook Sayfası duvarında duyurduğum yeni blog yeni sürümü için kısa sürede çalışmaya başlamayı düşünüyorum.Önerilerinizi de elbetteki beklemekteyim.Yine görüşmek üzere…

7 July 2010
Okunma
bosluk

1946 – 1980 Arası İktisat Politikaları

Merhabalar.Önceki yazımda burada 1946 ‘ya kadar olan iktisat politikalarımızdan bahsetmiştim.Şimdide yazı dizisinin ikincisi olan 1946-1980 arasındaki Türk İktisat Politikası’nı anlatacağım…
Aslında bu dönem de 2. Dünya Savaşı’nın etkisi büyük ölçüdedir.Çünkü dünyayı etkileyen bir olay elbetteki ekonomik açıdan da ülkeleri etkileyecektir, ve etkilemiştirde…
Politik açıdan da önem taşıyan 1946 yılı tek partili rejimden çok partili rejime geçiş yılıdır.Bu geçiş politik olarak da değişkenlik göstermiştir.İsmet İnönü ‘nün Türkiye ‘yi savaşa girmekten önlemesi ve ilişkilerin yine batıya yönelinerek İngiltere ve Fransa ile sürdürülmesi politikaların batıcılık taşıyacağını bir kere daha gösteriyordu.Bunun ekonomik olarak anlamı ise devletçiliğin yerini liberal politikaların almış olmasıdır.
Ülkemizin 2. Dünya savaşı yıllarında ticari sermaya birikiminin büyük bir artış göstermesi dolayısıyla da iç ve dış koşullarda ekonomik olarak ön plana çıkarılması bu dönüşümlerin belirleyici özelliğidir.Bu özellik ülkemizin kırsal alandaki tarımsal pazarın makineleşmesi , yeni alanların tarma kazandırılması ve fiyat destekleme politikaları ile kuvvetlendirilmiştir.Kırsal pazar alanlarımızın artış göstermesi savaş sonrasında dünyadaki tüketimcilik rüzgarı ile beraberinde ülkemizin tarımsal anlamda pazarda sözünün artışını göstermiştir.Bununla beraber elbetteki iç pazardaki genişlemede büyük ölçüdedir.Bu arada uygulanan Vaner adlı bir plan vardır.Bunun için detaylı bir araştırmada yapabilirsiniz.Ama özetlemek gerekirse bunu ülkemizin yeni politika olan liberal kararların kalkınma planları üzerindeki uygulama ve sonuçları diyebiliriz.

Savaş sonrasında ise yeterli miktarda döviz ve dış ticaret fazlası da olan ülkemiz dünya ekonomisindeki serbestleşmelerin etkisi altında kalarak dış yardımlar arama çabasına girilmesini sağlamış ve Truma Doktrini sonrasında da Marshall Planı ile dış yardımlar alınmıştır !
Bu dönem içinde özelliklede 1950 ‘de Demokrat Parti ‘nin iktidar oluşundan 1954 yılına kadar olan dışa kapalı ve korumacı , içe dönük iktisat politikaları bırakılmış ve bu anlayış terk edilmiştir.Anlayış yerini serbestleşmiş dış ticaret olarak değiştirmiş ve dış pazarlardaki kalkınma yerini almıştır.Bu ise ithalat artışının dış açıklar beraberinde ekonomik yapıyı kredi ve yabancı sermaye yatırımlarına dayanılarak ayakta durabildiğimiz bi konuma gelmemize neden olmuştur.Ancak şundan da bahsetmeden edemeyeceğim…
Ülkemiz o sıralar sermayenin üretimsel bazda fabrikalar kurulması olarak değilde daha çok montojlama yani başka yerlerde üretilerek sadece bunların ülkemizde montaj edilerek sermayenin ekonomiye katıştırıldığı düşünülmektedir.-Tıpkı günümüzde devam ettiği gibi.Halen ülkemize ait bir araba firması ve üretimi yok.YAZIK…-Fakat konu sadece anlattığım kısmı ile bir değildir.Yani sadece zincirin bir parçasıdır.Fakat Max Thornburg ‘un raporunda ülkemizi montajcılık için uygun gördüğü ise açıktır…

1954 yılından itibaren dış ticarette ve tarım sektörümüzde meydana gelen sekteler sonucunda tarma ve dış ticarete dayandırılmış olan politika terk edilerek yerine sanayileşmeye önem verilmesi ve de ithal ikamelere yönelik politikalar yerini almıştır.Türkiye bu dönemden itibaren ise iç pazara yönelik , tüketim mallarının üretimini ön plana çıkaran bir ithal ikameci olmuş ve bu süreç devam etmektedir…
İthal ikameciliğin uygulandığı dönemde enflasyon yine o dönemin ikinci yarısında düşürülememiştir.Avrupa ‘nın aldığı kararlar sonucunda baskıya dayanamayan Türkiye dış ticaret yardımlarının kesilmemesi için 4 Ağustos 1958 yılında birtakım uygulamaları kabul etmiştir.Programla beraber devalüasyon yapılmış,dış ticaret rejimi ise yeniden düzenlenmiştir.Para arzı da kontrol altına alınmıştır.KİT ürünlerinin fiyatlarındaki yükseliş 1959 yılındada devam etmiştir…

Bu zamandan 1970 yıllarına kadar aslında olaylar yerini askeri yönetimin durumlara el atması ve bunun öncesi ve sonrasındaki siyasi olayların ülke içindeki birçok sorunun oluşmasında etkili olmuştur.27 Mayıs 1960 yılında askeri yönetimin hükümeti devr alması ile 1958 bunalımından çıkmasına neden olmuştur.Ancak 1950 sonlarında yaşanan maliye ve dış ödemeler dengesizliklere , piyasa kıtlığına neden olmuştur.Bu da iktisadi plan konusunun tam olarak gündeme oturmasında neden olmuştur.Ekonomiyi planlara bağlamak zamanın hükümeti olan Demokrat Parti ‘ye ters düşmesine rağmen ABD ve diğer dış yardım kuruluşlarından içe dönük sanayileşme modeli hakkında bu işlerliğin sürmesi için yardım düşünülmüştür.Bu konu demin bahsettiğim gibi çeşitli karışıklıklara da neden olmuştur.Bu olayların devamında ise “1. Beş Yıllık Kalkınma Planı” na katkıda bulunmak için Tinbergen incelemelerde bulunmak üzere Türkiye ‘ye gelmiştir.Geldikten sonra Tinbergen iktisadi danışma kurulu kurmuştur.Bahsettiğim şeyler 1960 sonrasındaki şeyler içinde bir çekirkek oluşturmuştur.İthal ikameci sanayileşme adına 1960 ‘ın ilk yıllarında başarı gösterilmiştir.

1960 ‘lı yılların sonuna kadar yaşanan tarım, sanayi, hizmet ve diğer koşullar karşılansa dahi bunlar yabancı yardımlar ile sağlanmıştır.Bu elbetteki herkesinde bilebileceği fakat devrin hükümetlerinin sanırım anlamakta güçlük çektiği durumlar ile beraber ileride ekonomik anlamda darboğaza girilebileceğini gösterrmiştir.Elbette devaülasyon gibi çalışmalar yapılmıştır fakat sağlam bir temeli olmayan ekonomi sonraki yıllarda petrol ürünleri kullanımı ile tekrar eski seyrine dönmüştür.Eldeki döviz rezervleri eski seviyesine gerilemiştir…
Dönem boyunca petrolün krizinin yarattığı sıkıntılara rağmen stratejide bir değişiklik olmamıştır.Dönem sonunda ise ithal ikamesinin negatif olduğu ortaya çıkmış ve ithalat bağımlılığıda artmıştır.Bu stratejiler ülkemizi üretmeden direk tüketen bir toplum haline gelmesine neden olmuştur.Bu şekildeki yapılanmalardan dolayı özel kesim daha karlı bulduğu iç pazara yönelmiş,  ithalata bağımlılık giderek artmıştır.Bunların azaltılması için sanayi yapısı kurulamamıştır.Siyasal istikrarsızlıklar ve vadesi gelen dış borçlar ülkeyi tam bir çıkmaza itmiştir…

4 July 2010
Okunma
bosluk
kişisel web günlüğü , ekonomi yazıları , sosyal medya yazıları ,  Son Yazılar FriendFeed
reklam
seo kitabı
reklam
reklam
www.zanox.com

Sağ Kanattan Blogu İzleyenler

Hürriyet Haber